11.01.2024

Kalyon’dan yenilenebilir enerjide dev projeler

Güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi alanında yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projelerle enerjide kendi kendine yeten bir dünya için temiz enerji üreten Kalyon Holding, Türkiye’nin ve dünyanın giderek artan enerji ihtiyacına sürdürülebilirlik vizyonu ile yaklaşarak iklim değişikliği ile mücadelede öncü bir rol oynuyor.

Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise sayılı büyük güneş enerji santralinden biri olan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ve bu alanın kurulumunda kullanılan güneş panellerinin yüzde 90'ın üzerinde yerlilik oranıyla üretildiği Çin dışında dünyadaki ilk ve tek entegre tesis olma özelliğini taşıyan Kalyon PV Güneş Teknolojileri Fabrikası, bir bütün olarak enerjide Cumhuriyet tarihinin en önemli stratejik projelerinden biri kabul ediliyor. Sektördeki en iyi ve güncel teknolojileri kullanarak çalışmalarına devam eden Kalyon Enerji, ülke ekonomisine ve istihdamına değer katıyor.

Avrupa'nın en büyüğü

Konya Kapalı Havzası'nın bilinçsiz tarım, iklim değişikliği ve yanlış sulama gibi nedenlerle çölleşmesi sonrasında arazinin yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak değerlendirilmesine karar verilmesiyle YEKA projesi kapsamında kurulan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali, yaklaşık 20 milyon metrekarelik - başka bir deyişle 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğüne eşitbir alanda kurulu Türkiye ve Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise sayılı büyüklükteki güneş enerjisi santralinden biri olma özelliğini taşıyor. Ekolojik değerini yitiren, çölleşmiş bir arazinin ekonomiye yeniden kazandırıldığı Kalyon Karapınar GES, Türkiye'nin kurulu güneş enerjisi payını tek başına yüzde 20 oranında arttırırken, 600 milyon dolar döviz ikamesini karşılıyor. 1.350 MWp kurulu gücüyle yılda 3 milyar kilovatsaat'e yakın elektrik üreterek 2 milyon nüfuslu bir şehrin elektriğe temiz bir şekilde ulaşmasını sağlayan Kalyon Karapınar GES, yıllık 1.7 milyon ton fosil yakıt ve karbon emisyonunu da önlüyor.

Cumhuriyet tarihinde ilk

Toplamda 1 milyar dolarlık bir yatırıma sahip olan Kalyon Karapınar GES alanının kurulumunda kullanılan toplam 3.256.038 adet fotovoltaik panel ise; Kalyon Holding'in güneş enerjisi alanındaki ilk yatırımı olarak dört fabrika ve bir Ar-Ge merkeziyle Çin'in dışında dünyanın ilk ve tek entegre tesisi olma unvanına sahip Ankara'daki 250 bin metrekarelik Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası'nda üretiliyor. Kalyon PV, yüzde 90'ın üzerinde yerlilik oranındaki üretimiyle "Made in Turkey" damgalı güneş panellerini Türkiye'nin ve dünyanın dört bir noktasına ulaştırıyor.

Net sıfır emisyon hedefi

Gerek güneş enerjisi gerek rüzgâr enerjisi alanında yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projelerle Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılmasında önemli rol üstlenirken, yerli ve millî enerji üretimiyle ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayan Kalyon Enerji'nin; Niğde/ Bor, Şanlıurfa/ Viranşehir, Gaziantep/ Şahinbey'de yapımı devam eden Güneş Enerjisi Santralleri ile Ankara/ Şereflikoçhisar, Bilecik/ Söğüt, Eskişehir/ Tepebaşı, Elazığ/ Maden, Bayburt/ Aydıntepe ve Merkez, Trabzon/ Çaykara, Kırklareli/ Vize, Edirne/ Enez, Sivas/ Kangal ve Gürün ve Eskişehir/ Tepebaşı'nda yapımı devam eden Rüzgâr Enerjisi Santralleri bulunuyor. Kalyon Enerji yenilenebilir enerjideki bu yatırımlarının tamamlanmasıyla, 2053 Net sıfır emisyon hedefine ulaşmada öncü bir rol oynamayı planlıyor.

Hem otlatma hem tarım

Sürdürülebilir bir dünya için çalışarak iklim değişikliği ile mücadelede de öncü bir rol oynayan Kalyon Enerji, Karapınar'da başlattığı "Otlatma Pilot Uygulaması" ile de adından söz ettirdi. Kalyon Karapınar GES'te başlatılan uygulama ile hem yenilenebilir enerji hem de hayvancılık/tarım endüstrilerine fayda sağlanarak, çevre dostu çifte kazanç sağlandı. Uygulama ile bölge çobanlarına uzun mesafeler giderek ulaştıkları otlaklara alternatif bir saha sunularak verim artışının önü de açılmış oldu. Sunduğu otlak, gölge ve koruma ile koyunlar için ideal bir ortam sunan Kalyon Karapınar GES'in otlatmaya açılmasıyla, hayvanlar uzun mesafeler giderek ulaştıkları otlaklar yerine sahaya daha kolay erişmeye başladı ve bu da et ve süt verimlerinde artış sağladı.